Çoğu zaman denir ki; insan mutlu olduğu yere aittir. Mutluluk neyden ibaret peki? Heveslik mutluluk mu, ömürlük mutluluk mu?
İnsan, bazen mutlu olacağı şeye karar verirken bile içindeki rahatsız edici kuruntunun etkisine kapılıp, çevresinde kim varsa ona koşar. Kararını netleştireceğini sandığı düşüncesiyle; sorar, sorar, sorar ve mutlu olacağını hisseden insanlardan olmasını istemediği yanıtları aldıktan sonra kararını değiştirme raddesine getirip daha da çıkmaza sokarak kara kara düşünür.
‘’-Sen onu yapamazsın ya...’’
‘’-Hiç deneme sana yakışmaz.’’
‘’-Gitme bence, yeme bence, giyme bence, dönme bence, seçme bence!’’
Başkasından benceler, insanın olmuşunu pençeler.
Bir insan, ‘’-aidiyetim şu alan’’ dediği zaman o alanla ilgili yeteneğine, bilgisine ve gönülden ilgisine bakmalı. Bu temel kriterler varsa zaten o insan o alan için yaratılmış gibi durur. İnsan bence heveslik değil, ömürlük mutlu olacağı, yani kendi ideallerine, kendi şartlarına, kendi gönülden hislerine tercüman olan yere aittir.
Ne birisi ne başkası! Önce hislerin sonra aklın kararı önemli olan.
kalumanist
Bu internet sitesinde yer alan tüm yazılar, görseller ve içerikler; 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır.
Söz konusu eserlerin, yazılı izin alınmaksızın kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, yayımlanması, dağıtılması, başka mecralarda kullanılması veya işlenmesi yasaktır.
Tüm hakları saklıdır.
© 2025 İsmail Kaluman / Kalumanist