Öyle hayret doluyum ki,
matem, matem de bu dünyada, mutlulukta.
Bir dağ var, her zirvesi benden uzak,
ve ben her adımda biraz daha kayboluyorum.
Bir yokuş ki, dimdik ve derin, Burada beni taş toprak taşıyor,
Şifalı bitkilerden medet umdum,
belki bir gün huzur bulurum diye.
Güneş görmeyen evlerin arasında,
aradım senin sıcaklığını, ama bir tek rüzgâr kaldı bana,
köyümde, dağlarımı terk ederken.
Matem nerede tutulur, kim bilir?
Bu soğuk taşların üzerinde, belki de burada.
Bunlar benim yalnızlığının izleri,
birer kayıp, birer hüzün.
Bir kuşun kanatları kadar hafif,
ya da bir dağın gölgesinden biraz daha karanlık.
Güneş tebessüm ediyor,
ve ben rüzgarla sarılıyorum,
usulsüz büyüdüm, korkularıma rağmen.
Her sabah biraz daha ölürken, bugün ise yaşamı hissettim,
ve tek bir an var: Şimdi
Ben bir dağım, bir kayanın kalbi gibi.
Kendimi kaybettim ama yeniden buldum,
ve her gün, her an,
Bir ömrü yaşadım, bir iz bıraktım,
meğer ben her gün ölüyormuşum,
ama bugün yaşıyorum...
Asya Tuana Ata
Bu internet sitesinde yer alan tüm yazılar, görseller ve içerikler; 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır.
Söz konusu eserlerin, yazılı izin alınmaksızın kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, yayımlanması, dağıtılması, başka mecralarda kullanılması veya işlenmesi yasaktır.
Tüm hakları saklıdır.
© 2025 İsmail Kaluman / Kalumanist